2 Eylül 2014 Salı

Cundaaaaaaaa !!! Anlatılmaz Yaşanır!!!!


             Eee hep tarif hep börek çörek olacak değil ya arada öneriler arada gezilen yerler arada fırsatlarda olacak blogda.

            Bugün size balayı otelimizden ve Cunda' dan bahsetmek istiyorum. Benim evelden ezelden hayalimde balayımızı Cunda' da yapmak. "Cunda' da aklına nerden gelir?" diyeceksiniz şimdi hep duyardım televizyonlardan ismini sonra birgün Bir İstanbul Masalı dizisi (zamanında pek meşhurdu pek izlenirdi dizi) Cunda' da final çekimlerini yapmıştı ve tvler hep oradan bahsetmişti bende ki merakta daha çok artmıştı bu yüzdende aht etmiştim "Bigün evlenirsem Cunda' ya balayına gidicem!" diye. Eh gel zaman git zaman eşim hayatıma girdi evlilik konuşur olduk hatta ciddileşip isteme olayımızı tamamladık ve eşimde balayı mevzunu açınca bende anlattım ne istediğimi. O da bende deniz meraklısı değiliz e zaten yaşadığımız şehirde istemediğimiz kadar denize sahil var dolayısıyla da madem balayına gidiyoruz bari bol bol gezip görelim mantığındaydık bende Cunda' yı anlatınca eşim "Tamam" dedi ve görevi bana verip herşeyi organize et oteli bul dedi. Aldım mı başıma belayı bilmem etmem naptım ne ettim internetin altını üstüne getirdim ne yenir nerde kalınır nasıl gidilir herşeyi aradım buldum birde otel buldum Yundantik Cunda Konakları diye ve gerçekten gidip görmeden çok beğendim hakkındaki tüm yorumları okudum bir sürü bir sürü mail attım ve bir sürü cevaplar aldım otelin sahibi Canan Hanımdan. Sonra yinede içime sinmedi oraları bilen bir ablamdan oteli araştırmasını söyledim ve sağolsun beni kırmayıp araştırma yaptırdı ve tamda beklediğim gibi olumlu cevaplar geldi.

                Ve zaman geldi çattı 19 Ekim 2013 günü evlendik rüya gerçek oldu kül kedisi peri kızı oldu gelin oldu :) 20 ekim günü yola koyulduk artık Cunda bizi bekliyordu. Çookkk serüvenli birde yol maceramız var ama onuda daha sonra anlatırım :) ve sonunda otelimize vardık (laf aramızda hatta minnacık cundada birde kaybolduk sağolsun Canan hanım telefonla destek verdi de otelin yolunu doğrulttuk). Eh balayı çiftiyiz ya odamız bile süslü püslüydü yani anlayacağınız daha otele adımımızı atar atmaz fethettiler kalbimizi.

                Otelin her yanı ince ayrıntılarla dolu o kadar güzel ki ancak Cunda'nın atmosferini bir otelde bu kadar hissedebilirsiniz.















                             Her yanı çiçeklerle dolu her yanı ince ayrıntılarla bezeli :)







            Hele o kahvaltılar yokmu o kahvaltılar hala dilimizde orda peynirin ve zeytinin tadı daha bir ayrı daha bir güzel resmen tadına doyum olmuyor yediklerinizin. Otelimizin 5 çaylarıda ayrı güzeldi onuda söylemeden geçemeyeceğim.






                       Yani anlayacağınız bunlar anlatılmaz yaşanır. Biz 5 gün kaldık otelimizde ve evimizi aratmadı öyle güzel atmosferi öyle güzel otel sahiplerimiz ve çalışanlarımız vardı ki ailemiz yanımızdaymış gibi hissettik. Ordaykende bol bol teşekkürlerimizi iletmiştik bir kez Canan Hanım ve çalışanlarına sonsuz teşekkürlerimizi iletiyorum ve en kısa zamanda yine görüşüceğiz onlarla çünkü biz otelimizi ve cundayı çookk özledik.



                     Gelelim Cunda da nereler gezilir neler yenir nerelere gidilir sorularına efenimmmmm bir defa kesinlikle cundada araç ile gezmeyiniz cundaya varır varmaz arabanızı bir kenara bırakın ve her yana yürüyerek gidin yürüyünki her köşedeki güzellikleri keşfedin. O minicik sokak aralarını o devasa muhteşem kapıları o taş evleri o buram buram tarih kokan cundayı daha iyi görebilin.




















                        Orda her sokak ayrı muhteşem ayrı ayrı ayrıntılarla dolu ve her sokak mutlaka ya sabun, ya zeytin ya da turunç kokuyor o koku insanı alıp öyle bir götürüyor ki sonsuza dek orada yaşamak isteyebiliyorsunuz.

                        Madem Cunda' ya gittiniz öylese Beyaz Değirmen Ve Taş Değirmene gitmeden sakın dönmeyin!!


                                          Beyaz Değirmende mutlaka fotoğraf çekinin :)






                             Taş değirmene çıkmışken 15-20 dk mutlaka oturup manzarayı izlerkende türk kahvesi yada çay eşliğinde mozaik pastalarını ve brownilerini yemenizi şiddetle tavsiye ediyoruz. Ve cundanın en muhteşem manzarasıda Taş değirmendedir ;)

                             Yemek için mutlaka sahildeki UNO restoranta uğrayın ve leziz çökertme kebaplarından yiyin deriz ;)




                                      He söylemeden geçmiyim unonun kedileri vardır yemek yerken yanınıza gelirler sakın korkmayın hemen çalışanlardan su getirmesini söyleyin sudan korkup kaçıyorlar :)






                          Sahile inince mutlaka sakızlı dondurma yiyin hatta kızarmış dondurmasıda çok meşhurdur mutlaka onuda tadın derim ve oraya kadar gitmişken birde ayvalık tostu yemeden dönmeyin :)


                                Özellikle bu arkadaşta yiyin kızarmış dondurmanızı ziraa öyle bir ballandıra ballandıra anlatıyorki dondurma sevmeyen insanın bile canı çekiyor :)


                               Çarşıya çıkınca mutlaka gül ablanın dükkanını bulup sevdiklerinize ve evinize cunda hatıraları alın öyle güzel şeyler mevcut ki insanın başı dönüyor :)



                           Ve mutlaka HAS ADA ZEYTİNCİLİK' e gidip zeytin yağı, zeytin ve zeytinli sabun alınız sahibi bizzat kendisi ilgileniyor ve öyle tatlı bir amca ki herşeyi ince ince düşünüp öyle paketliyor aldıklarınızı ve aldığınız zeytin ve yağın tadına doyum olmuyorrrr



                           Ve mutlaka karadeniz pastanesinden sakızlı kurabiye alıp öyle dönün evinize hatta bolca alıp kurabiyeleri buzluğunuza atınız cundayı özledikçe çıkarıp yersiniz kurabiyelerinizi :)



                                Ve son olarakta mutlaka taş kahveye gidip kahvenizi içiniz. Hatta şık bir akşam yemeği istiyorsanız AYNA restoranta gidip keten örtüler içinde muhteşem bir akşam yemeği yiyiniz.

                                Velhasıl kelam Cunda anlatılmaz yaşanır ne gezilmeye doyulur ne yaşamaya doyulur her yanını ayrı ayrı gezin tadını çıkarın saydığım yerlere gidip saydıklarımı alıp yiyin ve mutlaka kalacaksanız Canan Hanımın misafiri olun zira en kısa zamanda biz yine öyle yapacağız.


                                 Haaa son bir şey sakın Cunda' ya tatil sezonunda gitmeyin ya mayıs-haziran gibi yada eylül sonu ekim gibi gidin öyle gidinki en sakin en güzel zamanlarını yaşayın ziraa tatil sezonunda giderseniz kalabalıktan cundanın tadına varamassınız.

                                En son söz! Balayına gideceksiniz mutlaka cundaya gidin orda bir kez daha aşık olup birbirinize çiçeği burnunda evli olarak dönün evinize. Ha diyosanız ki balayı bizden geçti öyleyse mutlaka hayatınızda bir kez gidin cundaya inanın pişman olmazsınız ;)

                                Cunda biz seni çok özledik yeniden görüşücez sana yemin sana söz ;)

1 Eylül 2014 Pazartesi

Yoğurtlu Makarna Salatası


                Evet belki ağam şaham bişi değil hatta kimimiz yalancı mantıda deriz ama dar zamanlarda ve sıcak havalarda soğuk yoğurtla nasıl kurtarıcı bir çeşittir anlatamam. Bizde hem çayın yanına hemde yemeğin yanına pek severek tüketilen bir makarna çeşididir. Bu yüzden de sık sık yaparım aslında laf aramızda benim eşim normalde yoğurdu pek yiyen biri değildir sırf yoğurt yesin diye bol bol yoğurtlu salatalar yaparım evdeki eşim yoğurdun vitaminini bir şekilde alsın :)

Malzemeler

  • yarım paket kelebek makarna
  • 1 büyük kase yoğurt
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • 3 büyük diş sarımsak
  • 1 çorba kaşığı sıvıyağ
  • 1 çay kaşığı pulbiber
Hazırlanışı

               Makarnamızı haşlıyoruz biraz dinlendirdikten sonra suyunu süzüyoruz. Bir büyük kasenin içerisine yoğurdumuzu alıp üzerine tuzu ekleyip sarımsaklarımızı rendeliyoruz ve karıştırıyoruz yoğurdun içerisine makarnamızı da ekleyip yeniden karıştırıp servis tabağına alıyoruz. Bir küçük cezve yada tava içerisinde sıvıyağı kızdırıyoruz ve içerisine pul biberi döküp rengi çıkana kadar yağda yakıyoruz ve ateşten alıp servis tabağındaki makarnamızın üzerine döküyoruz. Ve salatamız hazır :)


Pişi (Pesmet)


          Genel ismi pişi olarak bilinse de bizim oralarda yani Düzce' de pesmet olarak biliniyor. Ne zaman ekmek yapılsa bir evde kalan hamurla hemencik pesmet yapılır bizde hatta bayram için arefe günlerinde ekmek yapılırken kalan hamurla özellikle pesmet yapılır ve konu komşuya dağıtılır biz böyle gördük böyle büyüdük pesmetin yeri ayrıdır anlayacağınız bizde. He diceksiniz ki sadece ekmek yapıldığı zamanlarda mı yapılır tabiki hayır camınız pesmet çeksin yeterki hemencik hamur yoğrulur çay demlenir pesmetler kızarır :) işte tarifiii;

Malzemeler

  • 2 su bardağı ılık su
  • yarım paket yaş maya
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • aldığı kadar un 
Hazırlanışı

               Bir kabın içerisine ılık su ve maya alınır ve maya eriyene kadar karıştırılır tuz ve azar azar un ekleyerek ele yapışmayan bir hamur elde edilip üzeri nemli bez ile örtülüp mayalanmaya bırakılır.Mayalandıktan sonra bir tepsinin yada tezgahın üzerine bir miktar un serpilip hamurdan istediğimiz büyüklükte parçalar koparılır.



                        Kopardığımız hamuru istediğimiz şekilleri vererek tepsiye sıralayıp hem mayalanmasını sağlıyoruz hemde kızartmak için pratik bir şekilde bütün hamuru sıraya koymuş oluyoruz.



                           Tüm hamura şekil verdikten sonra bir tava içesine aşıra kaçmamak kaydıyla sıvıyağ koyup altını yakıyoruz ve hamurların iki yanı da kızarana kadar güzelce pişiriyoruz.


                          Pişen hamurları tavadan aldıkça yenilerini ekleyip pesmetlerimizi kızartıyoruz ve yanına
da mis gibi çay demleyip afiyetle yiyoruz :)


Not: İsterseniz hamuru evde yoğurmak yerine ekmek fırınlarından hazır hamur alıpda yapabilirsiniz.
        İllaki pişilerin şekli benimkiler gibi olacak değil isterseniz yuvarlak şekil verip ortalarını delebilirsiniz.
        Yine isteğe bağlı olarak pişilerin içerisine sucuk, sosis, peynir ya da domates ve biber koyup öylede kızartabilirsiniz.