1 Temmuz 2016 Cuma

Minik Tatlı Paketler


                   Merhabalarrrr bugün nasıl güzel nasıl özel bir gündür. Bin aydan daha hayırlı daha mübarek birgündür. Hem Cuma hem Kadir gecesi. Rabbim bugün edeceğimiz dualarımızı, yapacağımız ibadetlerimizi, 1 aydır tuttuğumuz oruçlarımızı ve içimizden geçen tüm dileklerimizi kabul etsin, günahlarımızı afeylesin inşaallah.

                  Malum bir kaç gün sonra herkes bir telaşta bir hazırlık dertlerinde. (Tabi ben hariç :D malum anne başka şehirde olunca bayramda orada geçiyor) Ama ben hazırlık yapmıyorum diye size de fikir vermeyecek değilim tabi ki yani o kadar gaddar olmadım daha :D

                  Şimdik şöyle oluyor ki ben evime gelenlere ya da kandil bayram gibi özel günlerde komşularıma dağıtmak için elimden geldiğince özel şeyler yapmaya çalışıyorum. (Çok boş vaktin var herhalde diyenleri duyuyorum hayır bilakis çok yoğunum size bile çok zor şartlar altında yazıyorum :D) yani anlatmak istediğim o değil misafirlerimi ve sevdiklerimi mutlu etmeye bayılıyorum ben. Küçük zamanlarda küçük şeyler hazırlayıp onların yüzleri de gülünce çok seviniyorum.

                  Aylardan ramazan olunca da böyle güzellikler yapmak için fırsat bol oluyor. Apartmanımızda mukabele okuttuk ramazan boyunca ve her gün bir dairede okunsun herkes misafir etsin hocamızı dedik ve Allah'a şükür 2 kez de benim misafir etmem nasip oldu. Aslında bişi dağıtmıyorduk ama içim durmadı ne yapsam ne etsem diye düşünürken eşime "kalk gidiyoruz." dedim tabi ki ve bir koşu markete gittik. Minik çikolata paketlerinden, küçük küçük paketlenmiş haribo cuvallarından :D kuş lokumlarından ve badem şekeri görünümlü çikolatalardan aldık geldik. Oturdum hepsini bir güzel döktüm önüme :) aldım evde hali hazırda bulunan kurabiye paketlerimi de her birinin içine birer çikolata, birer haribo paketi, birer badem çikolata ve birkaç kuş lokumu koyup doldurdum. Sonra paketlerin ağzını kapatmak için çay bardağı altlığı olarak kullanılan kağıtlar ile zımbaladım. Minik minik kurdelalardan fiyonklar yapıp silikon tabancası ile yapıştırdım. Veeee ortaya herkesin beğendiği minik tatlı paketler çıktı :)


28 Haziran 2016 Salı

Cheesecake Görünümlü İrmikli Tatlı


                  Şimdi size tüm ezberlerinizi bozacak bu yaza ve ramazana damgasını vuracak her tadan dan milyonlarca övgü olacak bir tarif vericem. Şimdi "yaw ne ola ki o kadar muhteşem tatlı ne var yani bunda" diyenleri duyar gibiyim. Ama gerçekten öyle bir tatlı. Hem pratik hem lezzetli hemde görünümüyle öyle muhteşem ki cheesecake yapamıyorum diyenlere bire bir bu tarif.

                   Şimdi şöyle ki alt tabanı mis gibi yulaflı bisküvi, arası bildiğiniz sütlü irmikli muhallebi ve üstü de meyve sosu :) anlatınca böyle baya bildiğin bizim mahalleden saniye yengeye benziyo :D ama öyle bir süslüyoruz ki Elçin Sanguyu izler gibi hayran hayran izliyoruz o süslü halini :))))))))) Tatlıdan bahsediyodum dimi ben evet tatlıdan :D hadi tarife geçelim :)

Malzemeler

  • 2 paket burçak bisküvi
  • 2 yemek kaşığı tereyağ
İrmikli Muhallebisi İçin
  • 1 litre süt
  • 1 su bardağı toz şeker
  • 5 yemek kaşığı irmik
  • 4 yemek kaşığı nişasta
  • 1 yemek kaşığı tereyağ 
Üzeri İçin 
  • 250 gr çilek 
  • 1  çay bardağı toz şeker
  • 1 çay bardağı su 
  • 1 yemek kaşığı nişasta 
Süslemek İçin
  • çilek 
  • beyaz çikolata 
  • antep fıstığı 
Hazırlanışı

                   İlk olarak bisküvileri toz haline gelene kadar rondodan geçiriyoruz ve tereyağ ile buluşturup iyice birbirine karışınca kelepceli kalıbımızın çemberini bir servis tabağına oturtup içerisine bisküvileri döküyoruz ve her yanına eşitce yayıp güzelce basıyoruz. ben iyice sıkışsın ve düzgün dursun diye basarken bardak tabanından yardım aldım işede yaradı.

                   Bisküvileri tamamladıktan sonra muhallebiyi yapmak için tereyağ hariç tüm malzemeleri bir tencere içerisine alıp güzelce karıştırıyoruz ve göz göz olup kaynayana kadar pişiriyoruz ve pişince ocaktan alıp tereyağı ilave edip eriyene kadar karıştırıyoruz. Muhallebinin ilk sıcaklığını çıkartıp çemberin içindeki bisküvilerin üzerine döküp üst kısmını düzleyip oda ısısına gelmesi için dinlenmeye bırakıyoruz.

                   Muhallebimiz bir kenarda soğurken çilekleri ayıplayıp yıkıyoruz ve rondonun içerisine alıp pütür kalmayana kadar rondodan geçiriyoruz. Ve bir tencere içerisine alıp üzerine şekeri ve yarım çay bardağı su ilave edip pişirmeye bırakıyoruz. 7-8 dk kadar pişirip kalan yarım bardak su ile nişastayı açıyoruz ve çileklere ilave edip 3-4 dk kadar daha pişirip kapatıyoruz. Oda ısısına gelmiş olan muhallebimizin üzerine döküp yine üstünü düzleyip oda ısısına geldikten sonra buzdolabına kaldırıyoruz. Eger evde sos yapacak meyveniz yoksa dr.oetker'in meyveli jölelerinden alıp üzerinde yazan tarife göre hazırlayıp muhallebinin üzerine döküp donmaya bırakabilirsiniz. Tadında yada görüntüsünde hiç bir farklılık olmuyor.

                   Mümkün olduğunca bir gece önceden hazırlayıp 1 gece buzdolabından dinlendirip ertesi gün servis etmeden önce süslerseniz şahane oluyor. Hem tatlı dinlenmiş lezzetlenmiş oluyor hemde süslediğimiz meyveler çürümemiş oluyor. 

                   Ben üstünü çilekler beyaz çikolata ve antep fıstığı ile süsledim tam bir cheesecake görünümü aldı ve gören herkes gerçek cheesecake sandı tadıncada asla hayal kırıklığına uğramadılar. Hatta öyle sevdiler ki  eşime 1 dilimi zor ayırabildim :)




                            Tarif sahibi Umutsepetime bir kez daha teşekkür ediyorum benim gibi cheesecake özürlüler için kurtarıcı bir lezzet be şiddetle tavsiye edebiliceğim bir tatlı tarifi sahibi oldum.

25 Haziran 2016 Cumartesi

İftariyelikler


                Havalar ramazan başında sakin sakin ilerlerken bir anda o kadar bunaltıcı sıcaklara geçti ki zaten uzun günlerden dolayı zorlandığım ramazanla iyice anlaşamaz oldum. Öğleye kadar ayılıp güne başlamakla cebelleşirken öğleden sonra bulantı ve tansiyon düşüklüğüyle muhatap oluyorum. İftar olup yemek yiyip dinlenicem derken uyku basıyor bu defada sıcaktan uyuyamamayla baş etmeye çalışıyorum. Aslında bir kaç senedir hep böyle geçiyor bende ramazanlar Rabbim bi şekilde kolaylığını verip tamamlatıyor bu mübarek ayı.

               Sizlerde durumlar daha güzeldir inşaallah. Ara ara girip bakıyorum ama o kadar mecalsizim ki ne yorum edebiliyorum nede paylaşım yapabiliyorum :) hatta şuan rekor kırmaya gidip uyumadan sahuru beklemeyi deniyorum o arada da boş vakit bulmuşken bişiler karalıyım dedim sizlere :)

              Ramazan sofları benim için hep özeldir hep güzeldir. Evlenmeden önce ayın yarısı iftar davetlerinde yarısıda evimize gelen misafirlerle geçerdi. Kalabalık bir aile olduğumuz için en az grubumuz 30-35 kişilik falan olur iftarlarda. Çok eğlenilir çok gülünür. Evlenip başka bir şehre gelince ve benim ailem kadar içli dışlı bir aileye gelin gelmemiş olunca insan ister istemez burnunda tütüyor o günler. O yüzden de ne iftara gittiğim yerlerde tat alıyorum ne de evime öle dolu dolu iftara davet edicek insan bulamıyorum. Ama alışkanlıklarım bitmesin o ramazan coşkusu evimde hep sürsün diye ayağa kalkamıcak derecede fenada olsam o iftar sofrasını süslemeden oturamıyorum.

             Eşim yemekler ve salatalardan çok sofraya koyduğum kuru yemiş, meyve ve tatlılara vurgundur.Hal böyle oluncada azıcık onlara özen gösteriyorum.

              Mesela kayısı kurusu yemeyi sevmez normalde ama içine bir iki fındık sıkıştırınca kayısıdan üstün bir şey olmuyor ona. Ya da hurma normalde zevkle yediği bir meyve değildir ama içerisine ceviz sıkıştırıp sofraya getirince pek bir bayılıyor. Keza yine kuru üzüm, badem vs gibi yemişeri sofrada görünce o anki iştahla yiyor :) Veyahut o gün kıyıda köşede kalmış kemal paşa tatlılarına kaymak koyup süslediğimde gözlerinden kalpler fışkırıyor :)



                       Tabi bunların hepsi o zengin davet soflarınızda çok daha göz doldurur ve misafirleriniz içinde lezzetli bir iftariyelik tabağı hazırlamış olursunuz.

                        Hadi bu akşamlık benden bu kadar :)

16 Haziran 2016 Perşembe

Fincan Tatlısı


         Malum ramazan ayındayız ve günler de uzun olunca da kan şekerimiz yerlere yatıyor :) daha iftar saati gelmeden de "tatlııııııııııı" diye böğürmeye başlıyoruz. Ama yemeği yedikten sonrada ağır tatlıları midemiz almıyor fazla geliyor. İşte tamda böyle zamanlar için şahane hafif ve lezzetli bir tarifim var. Hem pratik hem lezzetli hemde görsellik açısından çok güzel bir tatlı bu. Neyse lafı fazla uzatmım hemen tarife geçeyim :)

Malzemeler

  • 2,5 su bardağı süt
  • 1 kahve fincanı + 1 yemek kaşığı un 
  • 1 kahve fincanı toz şeker
  • 1 yemek kaşığı margarin
  • 1 paket vanilya
  • bol hindistan cevizi
Hazırlanışı

                Sütü, unu ve toz şekeri bir tencere içerisine alıp güzelce karıştırıp göz göz olup kaynayana kadar pişiriyoruz. Muhallebi pişince altını kapatıp margarin ve vanilyayı da ilave edip güzelce karıştırıyoruz. Türk kahve fincanlarının içini güzelce ıslıyoruz ve hazırladığımı muhallebi ile doldurup oda ısısına gelinceye kadar bekliyoruz. Muhallebiler oda ısısına geldikten sonra buzdolabına kaldırıp 2-3 saat kadar dinlendiriyoruz. İyice soğuyup dinlenen muhallebileri fincanlardan çıkarıp bolca hindistan cevizine buluyoruz ve istediğimiz gibi süsleyip soğuk servis ediyoruz. 


7 Haziran 2016 Salı

Hayırlı Ramazanlar


                 11 ayın sultanı Ramazan "geldi,geliyor, gelecek" derken geldi 2. gününe eriştik bile. Şükür Rabbim kolaylığını da veriyor havalar serin şimdilik her ne kadar her ramazan ayında olduğu gibi yine ilk günü şiddetli baş ağrımla geçirsemde bugün daha iyiyim.

                 Rabbim bu ramazanda evlerimizden bolluğu, bereketi, huzuru eksik etmesin sofralarımız misafirler ve kahkaha sesleriyle dolup taşsın inşaallah.

                Herkese hayırlı ramazanlar olsun..... :)


                              Baş ağrılıydım fenaydın felan ama ilk akşam soframı balkona kurup süslemekten geri duramadım yine :)

18 Mayıs 2016 Çarşamba

Beni Bu Güzel Havalar Mahvetti


                  Merhabalarrrr ben bu aralar sizi oldukça ihmal ediyorum ve ihmal ettiğim yetmezmiş gibi birde unutuyorum :( haksızım biliyorum ama işte fırsat olmuyor malesef... En son evdeki boya badana işleriyle cebelleşiyordum ve bitirdim efendim :) zaferi ben kazandım :) heryercikler misss gibi olduuu, ışıl ışıl oldu parladı :) Evdeki son değişiklikler yapıldı yaşam alanımız minnak odamızdan çıkıp salonumuza geçti (gerçi salonda salonsalomanje değil ya neyse nohut oda bakla sofa bir ev işte) :D

                   Bahar havaları yaz havalarına doğru ilerledikçe evimi de, hayatı da daha bir sever oluyorum eh temiz evde bu havaların üstüne bir güzel gidiyor ki sormayın gitsin :) böyle bir ağustos böceği moodu geliyor üstüme sonra bir silkelenip "Töbe bismillah kızım kendine gel senin hazırlaman gereken siparişlerin var" diyorum ve ayılıyorum o mooddan :D

                  Diyor ya Sezen Aksu "Ben her bahar aşık olurum" diye heh işte bende öleyim sanırım. Her bahar kendimi, hayatı, etrafımdakileri kısacası herşeyi daha bir sever olurum içim bir neşe dolar bir kıpırtılar başlar bende yine öyle oldum işte eh tabi böyle olunca da kışın yapılan her şey unutuluyor blog gibi mesela :)

                   Bir iki güne normale dönerim inşaallah size yine yeni tarifler vermeye başlarım diye planlıyorum ama önceeeeeeeeee şu temiz evimin biraz daha keyfini süreyim :) bana temiz evde keyif sürmeler yakışır hayatımmmm :D gelinde bir kahve içelim şöyle karşılıklı en çok biz içelim döne döne içelim :)))))))))))))))))) aha yine hatlar karıştı "koriş time" frekansına geçtim yine :D



                             Size benim minnak salonumdan sevgiler gönderiyorummm musmutlu bir hafta olsun ve yüzünüzden gülücükler eksik olmasınnnn :)

7 Mayıs 2016 Cumartesi

Anne Demek…

               

               Anne demek, kurulan her sofrayı şenlik havasına büründürürken, mutfakta bulaşık yıkadığı için o sofraya oturamamaktır. Çocuğuna bembeyaz giydirdiği elbiseyi yarım saat sonra lekeli gördüğünde kıyamadığı için kızamamaktır. Sohbetin en güzel yerinde, yağmur yağdığı için çamaşırlara koşmaktır. Anne demek, çocuğu mikrop kapmasın diye yerleri defalarca silmek, içine sinmediği için aynı yeri durmadan tekrar tekrar temizlemektir. Bulaşıktan, çamaşırdan, evi toplamaktan vakit bulamadığı için kuaförün yolunu unutmaktır. Çocukları hasta olmasın diye elinden geleni yapmak, mutfağı, banyoyu temizlerken çamaşır suyunu su gibi kullanmaktır. Anne demek, dışarıya çıktığı zaman kendine bir şeyler almayıp çocukları için her şeyi almaktır. Çocuğu oyun oynarken kirlenmesin diye sürekli çantasında ıslak mendil taşımaktır. Zorluklarla mücadele etmek, her şeye rağmen çocukları için çalışmak ve çabalamaktır. Anne demek, kahramanlığı yeniden yazmaktır.


              Anneliğin ne demek olduğunu çok iyi bilen Vissmate, annelerin titizliğinde geliştirdiği yoğun kıvamlı çamaşır suları ile her evi baştan aşağıya koruma altına alırken %100 hijyen sağlar. Özel geliştirilmiş güçlü formülü ile tüm lekelere anında etki eder ve tek hareketle en zorlu kirleri bile söküp atar. Temizliğe yeni bir boyut kazandıran Vissmate, hijyenik bir ev ortamı yaratarak çocuğunuzu ve sevdiklerini de koruma altına alır, annelerde rahat bir nefes alır.


               Vissmate olarak, yorulmak bilmeyen, bizi bizden çok düşünen annelerimizin Anneler Günü kutlarız.

4 Mayıs 2016 Çarşamba

Yıkılmadım Ayaktayım :)


            Yorgun savaşçıdan herkese merhabalarrrrr ! ;) Öncelikle geçmiş kandilimiz mübarek olsun dün kutlamayı unutmuşum. Ama bir sorun neden unutmuşum nasıl unutmuşum? Çünküüüü evim per perişannn ben perperişannnn pazar günü evim boyandı ve heryer aynı anda karıştığı için şuan toparlamak ve yerleştirmek için cebelleşiyorum :( duvarlar mis gibi oldu ama ben bende kalmadım ve henüz evin %40 bile yerine oturmuş değil tek temiz ve yerleşik olan yer tabiki mutfağım :) en önce onu temizledim en çok onu temizledim döne döne temizledim :))))

            Bu arada "senin evin kirlenmez dağılmaz ne olacakki" diyenlere sıradaki şarkıyı armağan ediyorum. O duvarların halini ve koltukların yıkanma suyundan çıkan pisliği görmeye bekliyorum onları :)

             Ve tabikiiii sürekli evimin büst gibi durduğunu hiç dağılmadığını zannedenlerin de "Hııı o ev öyle sürekli büst gibi durmuyor cicim birde böyle olduğu zamanlar var hani her evin olduğu gibi! Heh işte böyle olunca da hizmetçiler Katia'lar gelip toplamıyor bu evi! Bennnnn topluyorummmmm bennnnnn!!!! En çok ben topluyorummm döne döne topluyorum!!!!" diye yüzlerine yüzlerine çemkirmek istiyorum :)

              Ay yine çok konuşmaya başladım ben duramıyorum sizde durdurmuyosunuz beni daha pazara gidicem dönücem yemek yapıcam sonra dolap içlerine girip önce döküp sonra silip sonra yerleştiricem! Bu evde iş çok sizde gelsenize :) valla bak çok eğleniriz :)))) Of ne diyom ben ya kalk meltem kallkkkkk ayrıcada sensin mutlu haftalar :D mutlu hafta ne ya yorgundur o hafta ancak olsa olsa mutlu haftamı olurmuş :)))))))))))

             Ana kartı yanmış benden sevgiler size bu hafta tüm işleri bitirip haftaya aranıza ve işlerime dönmeyi planlıyorum kucak dolusu bahar kokuları size ;)