28 Ekim 2015 Çarşamba

Fındıklı Kakaolu Kurabiye


                 Hem bollll fındıklı hem kakaoluuuu hemdeee bisküvi gibi ağızda dağılan nefis bir kurabiyeee... Çay saatlarinize hatta kahve yanına bile çok yakışacak bir kurabiye tarifi geliyor. Hatta çocuklarınız okuldayken yapın onlar eve gelince hem kokusuyla hemde nefis tadıyla doysunlar. Çocuklardan tam not alacağına eminim ;)

Malzemeler

  • 125 gr margarin
  • 1 türk kahve fincanı sıvıyağ
  • 5 yemek kaşığı pudra şekeri
  • 3 yemek kaşığı nişasta 
  • 3 yemek kaşığı kakao
  • 1 su bardağı kıyılmış fındık 
  • aldığı kadar un 
Hazırlanışı

               Un ve fındık hariç tüm kurabiye malzemelerini bir kabın içerisine alıp güzelce karıştırıyoruz. Azar azar un ilave edip ele yapışmayan yumuşak bir hamur elde ediyoruz. Fındığı da ekleyip hamura iyice yediriyoruz. Hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar koparıp elimizle yuvarlayıp fırın tepsisine diziyoruz. Hepsine şekil verdikten sonra 170 derecelik fırında pişiriyoruz. Ben kurabiyeler piştikten sonra benmari üsülü çikolata eritip fındık ile süsledim kurabiyeleri.





                          Bu arada bloğuma sihirli ellerini değdirip güzelleştiren tam beni anlatan yüzü veren sevgi hanıma çok ama çok teşekkür ediyorum :) sizce de güzel olmamış mı ?  :) mutlu günlerrr

27 Ekim 2015 Salı

Patlıcanlı Börek


               Hani çocukken yediğimiz tatlar vardır ya en olmadık anda insanın aklına düşüp sizi alıp taaaaa seneler öncesine anılarınızın en köşesine götürür. İşte bu börekte tam öyle bir tat. Yerken sizi alıp taaa anılarınıza çocukluğunuza sürüklüyor. Kıyır kıyır muhteşem tadıyla tüm ezberleri bozup "Ne varsa eski tariflerde var" dedirtiyor. İşte annemin patlıcanlı börek tarifi;

Malzemeler

  • 1 yumurta
  • 1 çay bardağı sıvıyağ 
  • 1 su bardağı yoğurt
  • 1 çay kaşığı karbonat
  • 1 tatlı kaşığı tuz 
  • aldığı kadar un 
İçi İçin
  • 3 adet patlıcan 
  • 1 adet kuru soğan 
  • 1 adet domates
  • 1 çorba kaşığı biber salçası 
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • 1 çay kaşığı karabiber
  • sıvıyağ
Üzeri için 
  • 1 çorba kaşığı yoğurt 
  • 1 çorba kaşığı sıvıyağ 
Hazırlanışı
                 İlk olarak patlıcanları alacalı şekilde soyup küp küp doğruyoruz. Soğanı soyup ince ince doğruyoruz ve bir tavaya alıp yeterli miktarda sıvıyağ ile kavuruyoruz. Domateslerin kabuklarını soyup küp küp doğruyoruz. Pembeleşen soğanlara domatesi ilave ediyoruz. Domatesler biraz suyunu salınca salçayı ekleyip bir kaç kez çevirip patlıcanları ekliyoruz ve tuzunu karabiberini ilave edip parlıcanlar yumuşayıncaya kadar kavurup altını kapayıp soğumaya bırakıyoruz. 

                 Un hariç tüm hamur malzemelerini bir kaba alıp güzelce karıştırıp azar azar un ilave ederek ele yapışmayan yumuşak bir hamur elde ediyoruz. 

                  Hamurumuzda hazır olunca hamuru 2 ye bölüp oklava yada merdane yardımı ile herhangi bir fırına giren tepsi büyüklüğünde açıp yağlanmış olan tepsinin içerisine yerleştiriyoruz.


                                                 Yerleştirdiğimiz hamurun üzerine hazırladığımız iç malzemesini her yanına eşit şekilde yayıyoruz ve kalan diğer hamuruda aynı şekilde açıp iç malzemenin üzerini örtüp kenarlarını kapatıyoruz.


                                 Son olarakta üzerine yoğurt ve sıvıyağı çırpıp fırça yardımıyla sürüyoruz ve 180 derecelik fırında alt ve üstü kızarana kadar pişiriyoruz.





26 Ekim 2015 Pazartesi

DIY Proje/ 1 - Kendi Mumluğunu Evde Yap


             Ben evelden ezelden yani çocukluğumdan beri hep evciyimdir. Evde vaktim geçsin, evin orasını burasını değiştirip oturup izliyim çok severdim. Sonra büyüdükçe daha bir merak sardım eh artık bir iş sahibi oluncada kimse tutamaz olmuştu beni. Yıllarca çeyiz alışverişi yaptım (dile kolay tam 6,5 yıl) hayatımda o kadar süre boyunca tabiki ciddi anlamda biri yoktu ama çeyizde öle kolay kolay olan bişi değildi her maaşla çeyizlik mağazalara koşar mutlaka alışveriş yapardım :) hem kendime hem anneme :) Sonra bigün beyaz atlı prensimi bulup evlenince o hayallerdeki pembe panjurlu evinde sahibi oldum :) şaka şaka pembe panjuru yok evimin zaten normal bir apartman dairesi ama yinede Allah'a şükür ki hayallerimin çoğunu gerçekleştirdim.

             Evlendikten sonrada şehir değişiklikliğinden dolayı ev hanımlığına terfi edince en büyük hayalimde gerçekleşti. Bol bol evimde değişikliler yapıp (her pazartesi temizliğinde) :) oturup uzun uzun izliyorum :) eh azıcıkta elimden bişiler geliyor bazı gördüğüm  güzellikleri de hemen evde yapıveriyorum.

            İşte bunlardan biride uzun zamandır takip ettiğim ve neden yapmıyorum diye sorduğum o mumluğu sadece 15 dk hemde evdeki malzemelerle yaptım :) Nasıl mı?

             Evdeki yarım kiloluk diye adlandırılan cam konserve kavanozu, hepi topu 1 karışlık dantel ve keten ip sayesinde :)

             Danteli silikon tabancası yardımı ile kavanozun tip kısmına yapıştırdım. (İllaki silikon tabancasına gerek yok herhangi bir yapıştırıcıda olur) İpi kavanozun boğazına bağladım içine mumu koydum oluverdi şık ve zarif bir mumluk.


                                           İşte bu kadar basit! Evet bit pazarına nur yağdı annemin salça koyup sakladığı kavanoz bir mumluğa dönüştü ve salonumda gayet şık durdu. :)


                                  İşte böyle salonumu süslüyor o salça kavanozu :)

                                Kendi evinizi güzelleştirmek sizin elinizde ve bu kadar da basit hemde ekonomik yani öle kocaman ücretler ödemeye gerek yok çoğu zaman evinizi güzelleştirmek için. Sadece azıcık fikir ve bikaç malzeme lazım :)

                                Hadi sizde hemen evinizi güzelleştirip bana fikirler verin ne dersiniz?

23 Ekim 2015 Cuma

Kaçırmayın Derim ( 12 )


                     Bugün fark ettim ki size epeydir "Kaçırmayın!" demiyormuşum :) aslında demeyi unutmuşum desem daha doğru olur. Çünkü almışım ve yazıyı yazmayı unutmuşum ama üzülmeyin çünkü aldığım ürünün indirimi hala devam ediyor :)

                     Bildiğiniz üzere son zamanlarda Karaca ürünlerine sarmış durumdayım. Yine Karaca mağzasında gezerken uzun zamandır görüp beğendiğim fırın kapları serisinin indirimde olduğunu gördüm. Hem fırın kabı hem sunum kabı olarak kullanılan bu ürünler sofralara fazlasıyla şıklak katıcağına eminim ziraa öle cam olan fırın kaplarından değiller gayet porselen ve zarif gül desenlerine sahip olan bu ürünler hem şık hem zarif hemde kullanışlı. Üsütelik her boyu gayett makul fiyatlarla indirime girmiş durumdalar. Benden size duyurması ihtiyacı olanlar kaçırmasın diyorum :)






                                           Bu arada cumamız mübarek olsun. Ve bugün aşure ayının ilk günü rabbim hayırlı ve bol bereketli geçmesini sağlasın. Ufak bide fikir vereyim bugün evinize unlu ürünler ya da bakliyat gibi ufak alışverişler yapmayı ihmal etmeyin tüm boyunca evinizin bereketinin eksilmemesi için. Ve bugün görebildiğiniz herkese selam vermeye çalışın...Rabbim edeceğimiz duaları, tutacağımız oruçları ve pişiriceğimiz aşurelerin niyetlerini kabul etsin inşaallah....

22 Ekim 2015 Perşembe

Cundaaaaa ! :)


              Ahhhh ahhhhh bedenim evimde (kandırada) ruhummm Cunda daaa :) tatil tatil dedim tüm sene boyunca gittim, gezdim, gördüm, fotoğrafladım (sizler için) ve dinlendim geldim. Eh evdeki işleride yoluna koyduğuma göre artık size uzunnn uzun bir tatil yazısı yazıp bol bol fotoğraf paylaşma zamanıdır.

               Efendimmmmmm biz tatil konusunda illada deniz olsun illada suya girelim bütün tatil suda geçsin diyenlerden değiliz. Zaten yaşadığımız şehirde deniz olduğu için ve biz pek denize girmeyi sevmeyen bir çift olmadığımız için tatilimizide huzurlu kafa dinleme kaçış noktası olan yerlerden yana kullanıyoruz. Bunun başını da tabiki Cunda çekiyor. Balayımızıda Cunda dan yana kullanmıştık zaten hep hayalimdi orda balayı yapmak ve bunu gerçekleştirdim yetmedi birde 2. yılımızda 2. balayı olarak yine aynı yer ve otele giderek hasret giderdik :)

                Cunda nın güzelliklerini, atmosferini, havasını ve halkını anlatmakla bitmez. Yani en azından bizim için öyle çünkü insanı öyle bir büyülüyor ki hayat boyu orda yaşamak istiyor insan. Bir defa halkı çok cana yakın, çok yardım sever ve en önemlisi çoookk güler yüzlüler.Hepsi çok ince düşünceli çok sohbet sever ve çok tatlılar. Sanki onlarla sohbet ederken yıllardır orda yaşıyomuş onlarla komşuymuşsunuz gibi hissediyorsunuz.

                  Sizi ayvalıktan çıkarken aşağıdaki iki yanı deniz ve yürüyüş yolu olan bu güzel yol karşılıyor. bu yolun solunda ilk köy denilen köye girmiş oluyorsunuz :)


İlk köyde çok güzel orda pek gezme fırsatımız olmadı ama çok güzel evleri var ilk köyden çıkarken sizi Türkiye'nin ilk boğaz köprüsü karşılıyor. Evet evet yanlış duymadınız ilk boğaz köprüsü Ayvalıktan Cundaya ulaştığınız o minik ve şirin köprü.


Biraz ilerledikten sonra tepede sizi Taş değirmen selamlıyor. Önceden sadece değirmen olan bu taş bina şuanda Rahmi Koç'un sayesinde bir kütüphane ve cafeye dönüşmüş. (İleride ayrıntılı anlatıcam)


Yolda birazcık daha ilerledikten sonra  Beyaz değirmen size "Hoşgeldiniz" gülümsemesi atıyor.

21 Ekim 2015 Çarşamba

Salatalık Turşusu


            Tatil bitti tatilden kalma çamaşır, ütü, temizlikte bitmişse kocada işe kışlanmışsa :))) normal hayata dönebiliriz :)

             Yaz geldi geliyo derken bitti bitiyor bile kış hazırlıkları da son sürrat devam ediyor. Biz çok fazla turşu sever bir çift değiliz ama salatalık turşusunu sever ve yeriz hatta çoğu salataya da kullanırım o yüzden de bol bol olması gerekiyor evde :) Aslında turşuyu bayramda anneme kurdurmaktı niyetim ama bulamadım tezgahlarda salatalığı. Eve dönüncede iş başa düştü mecbur ama ben turşu suyu hazırlamaktan korktuğum için annemin önerisi üzerine hazır turşu suyu aldım ve öle kurdum turşumu ve hem pratik oldu hemde riske mahal kalmadı.Yani benim gibi ilk defa turşu kurucak olanlar için ideal bişi bu. İşte benim babaannemin deyimiyle "püsür" işi turşum :))))))))

Malzemeler

  • 4 kg turşuluk salatalık
  • 1 kg havuç
  • 1,5 kg hazır turşu suyu
  • 5 kglık turşu kavanozu
  • 4-5 baş sarımsak
Hazırlanışı

                Salatalıkları güzelce tek tek yıkadım ilk olarak. Çünkü malum tarladan direk pazara geldikleri için çamur olabiliyor. Havuçlarıda yıkayıp istediğim büyüklükte bölüp kaynar suda 5-8 dk kadar haşlayıp çıkardım. Sarımsakların kabuklarını soyup dişlerini ayırdım ve yıkadım. Bir bakır ya da leğenin içerisine bir ölçü kabıyla 10 kg su doldurdum ve hazır turşu suyunu da içine ekleyip tuz eriyene kadar karıştırdım. Kavanozuma havuçları salatalıkları ve sarımsakları (sarımsakları ezmedim bütün olarak attım içine) doldurdum
ve hazırladığım turşu suyunu kavanoz dolana kadar doldurdum. Ağzını güzelce kapayıp 15 gün beklettim ve 15 gün sonunda turşum hazır. Yalnız turşuyu direk güneş görmeyen bir yerde tutmanızda fayda var.Ve bir dip not hazırladığını su fazla geliyor başka bir turşuda hazırlayabilirsiniz kalan suyla.


19 Ekim 2015 Pazartesi

Bugün Özel Bugün Güzel....


              2 yıl önce tamda bugün hayatlarımızı birleştirdik biz. Zaman çok hızlı akıyor biz bile inanamıyoruz...

             Onsuzken mıhlanıp kalan zaman onunlayken pervaneleşti... Daha dün bugünlerin telaşı heyecanı içindeyken bugün "2 yıl bitmiş" diyoruz.... Daha dün bütün dünyanın yükü bizim üzerimizde gibi hissediyorken bugün hiç yaşamamışız gibi hissediyoruz... Hani derler ya "Bir gün biri çıkıp gelir daha önce hiç sevmemişsin gibi onu seversin..." işte tamda öyle oldu... Sevdim... Sevildim... Nil'in şarkısında diyor ya "O beni prenses peri sanıyorrrr" gibi hissettirildim...Hissediyorum... İyi günde olacak kötü günde... Hastalıkta olacak sağlıkta.... Sen hepsinde yanımda olabileceğini gösterdin... Sen "Mucizeler yaratan kahraman"sın benim masalımın... Bilikte nice  2 - 20 - 40 - 60 - 80 yıllarımız olsun Sen hep elimi tut... Hasta gibi olduğumda ateşime bak... Seviyorum diye bahçelerden karpuz bul getir... Ben mutlu oluyorum diye bütün antin kuntin işlerimle ilgileniyomussun gibi davran... Ne yaparsan yap ama hep sinirim geçince öle kocaman sarıl bana... İYİ Kİ VARSIN SEVGİLİM.... İYİ Kİ BENİMSİN.... SENİ AKLININ ALAMAYACAĞI KADAR ÇOK! SEVİYORUM....
           

                                    Benim peri masalımın fragman çekimleri :))))))))



                                   Eşimin bugün kü bana sürprizleri :) Hiç unutmaz karısının pembeye olan aşkını ve kar tanelerine olan hayranlığını :)
       

                               Bu da sabah eşime hazırladığım kahvaltı soframız :)

                              Bu aralar evi toparlamaya çalşıyorum tatil dönüşü çamaşır olayları :))))))) en yakın zamanda uzunca bir tatil yazısı ve yeni tariflerle dönücem :)

14 Ekim 2015 Çarşamba

Cunda'dan Bildiriyorum

                 Evet evet Cunda'dan bildiriyorum hava misss gibi her zaman ki gibi hafif hafif esiyor.... Sokaklar misss gibi sabun kokuyor..... Evlerden sohbet ve kahkaha sesleri yukseliyor... Kisacasi keyfimiz pek yerinde hatta oleki hic eve donesim yok :))) neyse ben biraz daha tadini cikarayim buralarin hepinize mutlu gunlerrrr :)))